Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN), “2025 İşlerin Geleceği” raporunu incelediği bir webinar düzenleyerek, işgücü piyasasındaki dönüşümleri masaya yatırdı. Raporun analizinde, Türkiye’deki beceri gelişimi ihtiyacının global ortalamadan daha yüksek olduğu vurgulandı.
Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN), Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan “2025 İşlerin Geleceği” raporuna odaklanan bir web semineri gerçekleştirdi. Webinarın moderatörlüğünü üstlenen Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni ve PERYÖN Danışma Kurulu Üyesi Açıl Sezen, etkinlikte PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Taşcı Firuzbay ve EAPM Başkanı Berna Öztınaz ile birlikte raporun değerlendirmesini yaptı.
PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Taşcı Firuzbay, raporun bulguları hakkında bilgi vererek, Türkiye’deki işgücü piyasasında temel becerilerdeki değişim beklentisinin %44 olduğunu, bu oranın küresel ortalamadan (%39) daha yüksek olduğunu vurguladı. Bu durum, Türkiye’nin, beceri kazandırma ve eğitim alanında daha fazla gelişim ihtiyacı duyduğunu gösteriyor.
Firuzbay, Türkiye’de işverenlerin %48’inin çalışanlarına yeniden beceri kazandırma konusunda eğitim fonları sağlamayı planladığını belirtti. “Yani, her iki kurumdan biri çalışanların gelişimine bu yatırımı yapma konusunda planlama yapmış,” diyerek çalışan gelişimine yönelik yatırımların artacağı umudunu paylaştı.
Raporda öne çıkan diğer bir nokta ise demografik değişimlerin ve yeşil dönüşümün iş dünyasında önemli eğilimler olarak kabul edildiğidir. Firuzbay, bu durumu değerlendirirken, kadınların ve gençlerin istihdama katılımının arttırılması gerektiğini de ekledi. Daha kapsayıcı bir yaklaşım içerisinde, bu iki grubun istihdamına yönelik çalışmaların önceliklendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Öztınaz: Önümüzde çok büyük bir fırsat var
EAPM Başkanı Berna Öztınaz, “2025 İşlerin Geleceği” raporunun içeriklerine dair değerlendirmelerde bulunarak, bir yetkinlik kazanmak için ortalama beş yıl çalışıldığını, ancak bu süreçte iki yılın boşa gidebileceğine dikkat çekti. Öztınaz, “Böylesi bir devinimin yaşandığı bir dönemde, çalışanlarımıza sürekli yeni beceriler kazandırabilmek için gerekli şartların sağlanması şart,” dedi. Ayrıca, işverenlerin yetenek açıklarını kapayabilmek için temel politikalarında gözden geçirmeler yapmaları gerektiğini dile getirdi.
Öztınaz sözlerine şöyle devam etti: “Çekya, Polonya, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerde yetenek açığının Neden bize göre daha düşük olduğunu araştırmalıyız. Bu ülkelerde ekonomi ve istihdam politikaları, yetkinlik ve yetenek açığını kapatacak şekilde tasarlanmış ve teşvikler oldukça kapsamlıdır. Türkiye’nin de bu tarz bir yapıya hızla geçmesi gerekiyor.”
Webinar, işgücü piyasasındaki alınması gereken önlemler ve gelecekteki beklentilere dair geniş bir perspektif sundu. Yetkililer, yetenek gelişimini desteklemek için gerekli adımların atılmasının önemine dikkat çekti. Bu konudaki farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin, genç ve kadın istihdamını artırmak amacıyla daha kapsayıcı politikaları benimsemesi gerektiği belirtildi.
PERYÖN ve EAPM temsilcileri, bu tür çalışmaların geniş kitlelere ulaşmasının işgücü trenlerini olumlu etkileyeceğine inanıyor. Gelecek dönemlerde daha fazla işverenin bu konularda adım atacağı düşünülüyor.
Resmi web sitelerine ulaşmak için:
Geleceğin iş dünyasında yapay zekanın rolü giderek artacak. 2028 yılı itibariyle iş akışındaki kararların yüzde 15’i otomasyon ile alınacak. Bu dönüşüm için şirketlerin hazırlık yapması bekleniyor.
Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni ve PERYÖN Danışma Kurulu Üyesi Açıl Sezen, moderatörlüğünü üstlendiği bir webinarda yapay zekanın iş hayatındaki etkilerine dikkat çekti. Sezen, “Topyekün seferberliğe ihtiyaç var” ifadesiyle bu dönüşümün gerekliliğini vurguladı.
Gartner Group’un son raporundan da alıntı yapan Sezen, “Agentic AI” olarak adlandırılan yapay zekaların, kendi başlarına düşünebilme yeteneğine sahip olduğunu ve bu özellikleriyle iş dünyasında önemli bir rol üstleneceklerini belirtti. Yapay zekanın özellikle otomasyon, planlama gibi alanlarda organizasyonları daha etkin hale getirerek çevresel faktörleri göz ardı etme veya bunları lehine çevirebilme yeteneğini artıracağını ifade etti.
Sezen, websitedeki konuşmasında, “Rapor, 2028 yılına ulaştığımızda günlük işlerle ilgili kararların yaklaşık yüzde 15’inin yapay zeka tarafından alınacağını belirtiyor. Bu, bizim bugünden bu dönüşüme hazırlık yapmamız gerektiğini gösteriyor.” dedi.
Bu dönüşüm sürecinde şirketlerin verim ve kârı artırmak için insan kaynaklarına büyük görev düştüğünün altını çizen Sezen, insan kaynaklarının bu dengeyi koruyabilme yeteneğinin kritik olduğunu söyledi. Yapay zekanın en büyük katkılarından birinin ise bu süreçteki otomasyonu artırmak olduğu ifade edildi.
İş dünyasındaki bu değişimlerin, kuruluşların rekabet gücünü nasıl etkileyeceği ve nasıl bir etki yaratacağı henüz netlik kazanmadı. Ancak birçok uzmana göre, bu tür yeniliklerin benimsenmesi, kurumsal stratejilerin yeniden şekillenmesi ve yeni iş yapma biçimlerinin benimsenmesini gerektireceğinden şirketlerin adaptasyon yeteneklerinin ön plana çıkacağı düşünülüyor.
Bununla birlikte, Sezen’in de belirttiği gibi, insan kaynakları departmanlarının bu dönüşümdeki rolü daha da önem kazanacak. Şirketlerin yapay zeka ile dönüşümü sürecinde insan yeteneklerini en uygun şekilde kullanabilmesi, iş sonuçlarının iyileşmesi açısından kritik bir öneme sahip.
Sonuç olarak, iş dünyasında yapay zekanın gelecekteki etkileri ve insan kaynaklarının bu süreçteki rolü, teknoloji ve iş gücünün nasıl bir araya geleceği üzerine geniş bir tartışma alanı açıyor. Şirketlerin bu dönüşüm sürecine ne ölçüde hazırlıklı olduğu ve insan kaynağını bu süreçte nasıl yönlendireceği önümüzdeki yıllarda daha da belirgin hale gelecektir.
Daha fazla bilgi için, aşağıdaki resmi web sitelerini ziyaret edebilirsiniz:
– [Emtia Fiyatları](https://parafinnet.com/emtia-fiyatlari/)
– [Döviz Fiyatları](https://parafinnet.com/canli-doviz/)
– [Borsa Fiyatları](https://parafinnet.com/canli-borsa/)
– [Kripto Fiyatları](https://parafinnet.com/kripto-paralar/)